Küçükken çok asil, yakışıklı, güçlü gibi gelirdi bana
Deniz atı.
Dimdik duruşu, incecik beli, hep ileriye bakan gözleri
Bir kadın olurdu;
Deniz atı.
Avuçlarımda saklardım kurumuş bedenini sımsıkı,
Okşardım ki; göz kırpsın yıldızları getirsin gezegeninden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
Bilmezken çok acil, kırışıklı, yaşlı gibi erirdi bana
Deniz atı.
Bükük burnu, incecik eli, hep ivmeye kaçan sözleri
Bir bunak olurdu;
Her salı, deniz atı.
Aklarımda koklardım kurumuş saçını /(nefes al)
Koşardım ki; köz yansın cılızları getirsin memelerinden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
İzlerken çok müptecil, ısırışlı, tatlı gibi delirirdi bana
Deniz atı.
Küçücük durumu, incecik dişi, hep esirgemeye dolan öl'leri
Bir adak olurdu;
Her yanı, deniz atı.
Yok'larımda ak'lardım soyulmuş başını/(ah al)
Boşlardım ki; biz kalsın hırsızları getirsin mahreminden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
Jülide Arora
Deniz atı.
Dimdik duruşu, incecik beli, hep ileriye bakan gözleri
Bir kadın olurdu;
Deniz atı.
Avuçlarımda saklardım kurumuş bedenini sımsıkı,
Okşardım ki; göz kırpsın yıldızları getirsin gezegeninden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
Bilmezken çok acil, kırışıklı, yaşlı gibi erirdi bana
Deniz atı.
Bükük burnu, incecik eli, hep ivmeye kaçan sözleri
Bir bunak olurdu;
Her salı, deniz atı.
Aklarımda koklardım kurumuş saçını /(nefes al)
Koşardım ki; köz yansın cılızları getirsin memelerinden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
İzlerken çok müptecil, ısırışlı, tatlı gibi delirirdi bana
Deniz atı.
Küçücük durumu, incecik dişi, hep esirgemeye dolan öl'leri
Bir adak olurdu;
Her yanı, deniz atı.
Yok'larımda ak'lardım soyulmuş başını/(ah al)
Boşlardım ki; biz kalsın hırsızları getirsin mahreminden.
Ah deniz atı,
İşte ben o gün yandım.
Jülide Arora
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder