Ah !


Geçen gün gördüm çaresizliğin imkansızlığını,
oturup selamlaştık, birazcık suyuna gidince anlaştık,
öğrendim ki çaresiz kalmak diye bir şey yokmuş; çaresizlik hep yanındaymış yalnız bırakmazmış.
Mutlaka bir çözüm bulunurmuş,
Bir jilet gibi keskin, kestim kafamı,
kafam güzel olabilir.
özümlemeler hata.
Kafam o kadar güzel(miş) ki gerek yokmuş meğer kaplamaya,
düşüncelerim kaplarsa kafamı?
olmaz öyle şey be.
Güzelliği kadar düşleriz biz de.
Çare çok !
Kanımı emen sürüngenler kalbimden çıkın,
midem bulandı, tiksiniyorum.
İçimde bir sıkıntı, cumaları seviyorum camii'ye gidenleri.
İbadetin demirsi tadını ağzımdaki kanla yutuyorum.
En garibi insanların renk renk olduğunu düşünüp onların renklerini fark etmek,
Mavi gibi gelen bok sarısı olabilir.
Hatta o herşeyi biliyorum diye dolanan yeşiller artık bir yabancı olabilir.
Kırmızı'yı severim, kırmızı insanları,
orospu kırmızıyı, transların kırmızı file çorapları
ah tahrik oluyorum,
bu durdurulmalı.
Gözlerimi kapattığımda kafan yok, vücudun süt beyaz,
zorladığımda ise lekelisin, kirli.
Yapma dedim, bir orospunun kolundan tutup onu sürükleme.
İnsan,
aşağılanması en kolay olan nesne.
Savunması çok, gücü yok.
Hele bir de herkes şüpheliyken; kimse masum değildir.
Bir an; bir kan.
bildiğim bütün ahların bedeli bir ah !
Ah!
Saksılı balkonları olan evlerde saklanıp sineye çekildim,
susarak bağırdım,
gözlerim yok oldu, karanlık bile değil.
bu hangi renk bilmiyorum, hangi tat.
Bir kahkaha fırlat bana tutayım, seni her görüğümde gözlerinin içine bakacağım and olsun.
Bu ne ?
ağlama canım daha yüzleşmek için çok ürkeksin,
Geçen gün yakaladım makinemle '' o an''ı
eller yukarı diye haykırdım, teslim oldu.
O an; benim, ömür boyu esirim.
Gölgemi unuttum bir evin küçük bir odasında, arkamdan bağırdı, unutma beni dedi.
Ardıma bile bakmadım, kulamlarım sağır, dilim yok;
imanın can yakıcı çığlığını dalgalarla beynime ilettim.
Ses yok, bu odada kimse yok.
Ah !


Koptu kervan;  hey gidi dünya hey !



Jülide Arora

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder