Kırmızı-III


İşte her yer aydınlık, yaşlı ve huysuz bir amca gibi mırıldanıp sonradan kükrüyorsun ey gök !
An'lık şaşırtmacalarınla güneş doğuyor sanıyorum ben de, aslında o anda yaptığım tek şey;
Yüzük-oyun uzanıp mum ışığı ile
-gerisi karanlık-
izliyordum
-ayak parmaklarımı-
Şimşek ürküttü, gerçeklik katmak istedi Tanrı.
yapmacık ela gözlerimin gerçek olmasını dileseydim eğer neler olurdu ki, sakin ol.
bu yalnızca ikimiz arasında.
Sen oradasın, köşedeki bakkal ile adaş olman ne garip.
-düşündüğüm tek şey -yuvarlak-
Canım saçlarım,
bu çok kötü, neredeyse seni sevdiğimi söyleyecektim ama; adını unuttum.
sanırım aşık oluyorum,
-düşüncelerime-
O kadar güzel bir hayal kurdum ki, hiç bir kelime yakışmıyor dudaklarına.
Biraz susalım, ah evet susalım.
biliyorum oradasın, keşke hapishanede olsaydım şu an. bu yağmurda orada olmak yakışırdı bana.
Konuşmuyorsun, dinliyorsun, oradayım ben de. ben de oradayım.
Bir gün katil olcağım, gerçekten isteyerek, inanarak yaptım diyeceğim,
-gevşe !
Bunu herkez biliyor, sana söylemem bir sır değil.
Yavaş, seni içeri alamam-yağmur-
Islanmaktan tiksiniyorum ama,
ama
belimi ağrıtıyorsun, güzel yüzünü göreceğim diye.
sinirlenme aşkım,
Kırmızı papatyalar topladım, çayını içelim hele bir otur n'olur ?
İçindeyken sevmiyorum seni hayır, acımasız oluyorsun.
-acımasızım-
Bugün en sevdiğim annemin doğum günü, kalbimi doğuran.
Hala aram açık göbeğimi doğuran annem ile.
ama
ben de kalp doğuran anne olmak istiyorum,
sahte saçlarımı kestim, annem epey ağladı.
sevmiyorum onu, onları da;
saçlarımı sevmiyorum-
Canım saçlarım.
-Kanatlarımı doğuran annem ben doğmadan ölmüş, ne kötü uçamıyorum.
-Yokluğundan mı bilmem,
ama şu an sadece
-uçmak
istiyorum.
Ah yapma, beynimi bir matkapla oyma. Arı kovanları bile patladı gürültünden, hepsi beynimin içinde dur,
kes artık yapma.
Bak hala gözlerimi kapayabiliyorum, düşler kurabiliyorum, yapma.
-korkuyorum-
Peki beğendin mi yaptığını? kusmuk kokulu montunla çıkıyorsun evimden,
kusmak istememiştim.
altıma işiyorum, çişim çok geldi, Tanrı'm kendimi duduramıyorum.
Ellerimin yaşlandığının farkına vardığım günden beri sigara içiyorum, sararsınlar da hasta gözüksünler diye,
Onlar sadece hasta, yaşlı değil hayır !
ihtiyar değilim !
Aslında bir anlamı vardır tüm kederlerimin, sen neşelerle oyalan.
sana yapma dedim, dinle dedim;
Akide şekerleri ile dilimin beyaz olan pütürleri, öpmek isterken sesini, anılarımı yalanla hadi !
Uyuyakalmışım otostop yollarında, uyutma beni, kızarım öl !
Sadece geber, ben diye diye, bencilliğinden öl !
istersen öl'me ama ben affederim seni, sakın öl'me !
küçüğüm gene çocuğum, annem tabağında pirinç bırakma diyor, güzel pilavı rezil olmasın,
-ne kadar tane kalırsa o kadar çocuğun olur bak diyor,
tabağımın hepsini bırakıyorum, binlerce çocuğum olsun,
yüz o'nlarca çocuğum olsun ah,
gebersin saçlarım.
ben işte tam burada yaşıyorum dediğim insanlar defolsun,
tanımadığım adamlara sarıyorum ki;
dün gene onlardan bir tanesini takip ettim.
oldukça da çirkindi, kısmeti bozulmasın;
sadece tipim değildi
-kibarcası-
titreye titreye kestirme yoldan karşısına geçip merhaba,
dedim ve
uzaklaştım oradan,
arkamdan geldi, ara bir sokağın arasında izimi kaybettirdim.
O'na da defol !
diyemedim-
sessizliğimin gerekçesini nereden bilebilirsin öl !
vazgeçtim, neşelerinle oyna, sen anca pipinle oyna !
sus, geber ! -me !
yağmur sen de dur, korkuyorum-
-korkuyorum dur yağmur-
şarkı söylerim geçer sinirim, şarkı söylemek ah,
affediyor herşeyi,
yazmak öç alıyor...


J.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder